trenfrdeitjaru
ŞAHMERAN KONAK BUTİK OTEL & RESTAURANT
ŞAHMERAN KONAK BUTİK OTEL & RESTAURANT
ŞAHMERAN KONAK BUTİK OTEL & RESTAURANT
ŞAHMERAN KONAK BUTİK OTEL & RESTAURANT

              Arkeoloji ve Kazılar

 

Kastamonu’da Arkeoloji
Batı Karadeniz arkeolojisi içerisinde büyük yer tutan Kastamonu’da arkeolojik çalışmalar son 20 yıldan bu yana hız kazanmıştır. 1850’li yıllardan sonra bölgeye gelen gezgin araştırmacılar tarafından özellikle kaya mezarları ile ön plan çıkan Kastamonu; hem Karadeniz hem de İç Anadolu’yla olan bağlantısından dolayı birçok kültürün izlerini barındırmaktadır.

Bölge antik çağlarda Paphlagonia olarak adlandırılmaktadır. Bu kültüre ilişkin gün yüzünde kalan en önemli eserler bölgeye has özellikleri ile MÖ 4. yy başlarına kadar kaya mezarlarıdır. Kaya mezarlarından başka,i başlıca kale, höyük, Tümülüs mezarlar ve antik kent ile ören yerleri de dikkat çekmektedir.

Taşköprü-Pompeiopolis Antik Kenti Kazısı:
Kastamonu’nun 41 km doğusunda yer alan Taşköprü İlçesi; Pompeiopolis antik kentini de barındırmaktadır. Kent, MÖ 65/64 yılında Romalı General Gnaeus Pompeius Magnus tarafından bölgenin ele geçirilmesiyle birlikte kurulmuş bir kenttir.

Antik kent 1818 yılında Fransız P. Fourcade tarafına keşfedilmiştir. Yakın dönemde Kastamonu Arkeoloji Müzesi tarafından çeşitli kazı çalışmaları yapılmış olmasına karşın, antik kentte 2006 yılından bu yana sistematik arkeolojik kazılar sürdürülmektedir.

Çok uluslu bir ekiple Kastamonu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Latife Sumerer başkanlığında yürütülen kazılar, antik Paphlagonia’nın metropolisi yani başkenti olan Pompeiopolis’in hem Roma dönemi öncesi hem de Roma sonrası yapısına ilişkin görkemiyle ilgili somut kanıtları günümüze taşımıştır. Özellikle Roma Dönemi’nde sıfırdan kurulan bir kent olması nedeniyle de önem taşıyan antik kent, Paphlagonia’daki Roma Dönemi kentlerinin yapısı hakkında bilgileri içinde saklarken, Roma’nın bölgedeki idari ve askeri faaliyetleri ile o dönemde toplumsal bir değişime imza atıp atmadığı da Pompeiopolis kazılarından çıkacak sonuçlarda gizlidir.

Kazılarda bugüne kadar, jeofizik çalışmaları ile kentin fiziksel yapısı belirlenmiş. Bu çalışma sırasında klasik bir Roma Dönemi antik kentinde yer alan, forum, hamam, caddeler ve anıtsal yapıların yerleri belirlenmiştir. Çalışmaların bir başka bölümünde ise antik kentten daha önce arkeoloji müzesine taşınan mozaiklerin restorasyonları gerçekleşmiş, son dönemde de kazılar Roma Villası ve tiyatro olabilecek bazı anıtsal yapılar üzerine yoğunlaşmıştır.

Kazı antik kentteki belirli mekanların ortaya çıkarılması, bu mekanların elden geldiğince restorasyonun ve konservasyonun yapılması, kazıdan çıkacak eserlerle depo müze geliştirilmesi sonrasında Kastamonu ve Batı Karadeniz arkeolojisi ve turizmi için büyük bir önem arz edecek.

Cide Bölgesi Yüzey Araştırması :
Yakın zamana kadar Batı Karadeniz antik Paphlagonia Bölgesinin geçmişine ilişkin verilerin azlığı bölgenin genel tarihi açısından bilinmezleri artırmaktaydı. Ancak son yıllarda bölgede çoğalan arkeolojik çalışmalar prehistorik dönemden Geç Antik Çağ’ın içine kadar olan soru işaretlerini bir bir kaldırmaya başlamıştır. Bu çalışmlardan bir tanesi 2009-2011 yılları arasında 3 sezon süren yüzey araştırması Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçelerinden yürütülmekte olan Cide Arkeoloji Projesi’dir (CAP).

            Leiden Üniversitesi’nden Dr. Bleda Düring ve Glasgow Üniversitesi Dr. Claudia Glatz ile başlatılan çalışma 2010 yılında eş başkan olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Dr. Tevfik Emre Şerifoğlu’nun katılımıyla birlikte Cide Arkeoloji Projesi yüzey araştırması çok uluslu bir ekiple yürütülmüştür.

2009 yılında başlayan çalışmaların ana amaçları ilk etapta bölgenin prehistorik dönemlerinden başlayarak Klasik öncesi tarihine kadar yoğunlaşılması üzerine olmuştu. Bu amaç doğrultusunda kapsamlı ve yoğun yüzey araştırması tekniklerinin kullanıldığı proje çalışmasında, Karadeniz kıyısındaki Cide ilçesinin denizcilik tarihi açısından incelenmesi, Anadolu anakarası ile Karadeniz’e kıyı veren diğer yerleşimlerle ilişkisi, Anadolu Karadeniz kıyıları ile Anadolu iç karasındaki iletişimin anlaşılması, yerel kültürün tarihsel gelişimi üzerine verilerin incelenmesi üzerine eğinilmiştir. Bu sorular karşısında cevap verilmek istenen konular da tarımın bölgeye ne zaman ve nasıl geldiği, balıkçılık ve kıyı ticaretinin ne zaman önem kazandığı, Anadolu’da görülen Erken Tunç Çağı yerleşmelerinin genişlemesi bu bölgede de gerçekleşip gerçekleşmediği, bölge Kaniş Karum (Kültepe) ve diğer Orta Anadolu yerleşmelerinden bilinen Orta Tunç Çağı’nın uluslar arası ticaret sistemleri ile ne derecede ilişkide olduğu, Hitit İmparatorluğu’nun yükselişinin bu periferik bölge üzerinde ne gibi etkileri olduğu, Erken Demir Çağı’ndaki çöküşten sonra bu bölgede nelerin olduğu, bölgede Frigler’in kültürel ve politik genişlemesinden nasıl etkilendiği olmuştur.

Yapılan çalışmalarda yerleşim tipleri olarak bölgede mağaralar, kaleler, kilise, manastır, tümülüs, mezarlık ve litik ile çanak-çömlek serpintileri belirlenmiştir.

Bölgenin coğrafi şartlarının zorluğu, ekim alanlarının azlığı ile bölgenin Anadolu platosuna uzaklığı nedeniyle ele geçen buluntuların prehistorik ve protohistorik tespitini güçleştirdiğinden, çalışma 2010 yılında Cide’nin güneyinde kalan Şenpazar ilçesine de kaydırılmıştır. Aynı zamanda çalışmanın zamansal dilimi de genişletilmiş, prehistorik çağlardan başlayarak Osmanlı Dönemine kadar tüm bulgular çalışma kapsamına alınmıştır.

Bu yıl yapılan çalışmalarda da Şenpazar’da bulunan obsidyen ve çakmaktaşı aletler de kesin olmayan tarihleme ile Epi-paleolitik / Mesolitik döneme göstermiştir.

2010 yılı çalışmalarından önceki yılın amaçları yanında kıyı şeridindeki kaleler de mercek altına alınmış, bölgenin Roma ve Bizans varlığı da tanımlanmaya çalışılmıştır.

Daday Aktaştekke Köyü Meyre Mahallesi Meyre (Zeus Bonitenos) Tapınağı Kurtarma Kazısı:
Kastamonu Arkeoloji Müzesi tarafından Daday Aktaştekke Köyü Meyre Mahallesi’nde bulunan ve halk arasında Meyre Mabedi olarak bilinen Zeus Bonitenos Tapınağı’nda bir ay sütreyle kurtarma kazısı yapılmıştır.

Tapınak antik çağda bölgenin en önemli dinsel mekânıdır. Yapının yapılış tarihi, kime adandığı, kimler tarafından yapıldığı gibi bilgiler tapınak yazıtında mevcuttur. Yapı su basmanına kadar toprak altında sağlam bir şekilde bulunmaktaydı. Yapılan çalışmalarda bu su basman sıkıştırılmış temel seviyesine kadar açığa çıkarılmıştır. Tapınağa ait bir çok mimari parça Meyre Mahallesindeki çağdaş yapılarda devşirme malzeme olarak kullanılmış ve bu malzemeler günümüzde de kolayca görülebilmektedir.

Tapınakta bir kurtarma kazısının ötesinde daha kapsamlı ve akademik bir ekip eşliğinde kazılar yapılması ve bu kazıların sonunda da ciddi bir restorasyon ve hatta çevredeki diğer mimari kalıntıların izin verdiği ölçüde yeniden kurma denemeleri yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan kısa süreli kurtarma kazıları yarardan çok zarar getirebilir. Çünkü arkeoloji biliminde toprak altından çıkarılan her türlü eserin gerekli koruması yapılmadığı takdirde bozulacağı ve geri döndürülmez zararlar göreceği belirtilmektedir. Yani tapınakta açığa çıkarılan mekanların koruması yapılamadığı takdirde bu mekanlar tahribat görme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bölgenin antik çağdaki en önemli dinsel merkezi olması ve plan-yapı okunmasına imkan vermesi ve birçok bilgiye götürecek olması nedeniyle önemli olan tapınak, Kastamonu merkez ve diğer ilçelerine olan mesafesel uzaklığı nedeniyle özellikle Daday Bölgesi turizm havzası içerisinde başlı başına değerlendirilebilir.
 
Devrekani Kınık Kurtarma Kazısı.
1994 yılından bu yana aralıklarla devam edilen kazılarda 2006 yılında Ankara Üniversitesi’nden prof. Dr. Aykut Çınaroğlu başkanlığında devam edilmiştir. MÖ 3000’e kadar geri giden mimari ve seramik kalıntılarının bulunduğu kazılarda Erken Tunç Döneminden yani MÖ. 3000’lerden MÖ 500’lere kadar kültürel tabaklaşmanın oluştuğu görülmüştür.

1996 yılında başlayıp çeşitli aralıklarla 2006 yılına kadar süren bir kazı çalışması da Kastamonu Devrekâni ilçesindeki Kınık Köyünde gerçekleşir.  Kazı, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu, Çukurova Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Elif Genç’in bilimsel danışmanlığı ve Kastamonu Müzesi tarafından yapılmıştır. Tunç Çağlarına ilişkin ve özellikle Hitit Dönemi’ndeki Kastamonu’nun anlaşılması açısından önem taşıyan kazıların başlangıcı, aynı bölgede yapılmakta olan bir barajın inşaatı sırasında bulunan çok sayıda madeni eserle olur. Kazılarda, MÖ. II’nci bin dönemine ilişkin mimari, maden ergitme fırınları ve madeni eşyalar ile madencilik ve yine bulunan ağırşaklarla ilgili olarak bölgedeki dokumacılığın geçmişine dair şaşırtıcı bilgilere ulaşılır. Öte yandan hem mimari hem de seramik buluntuların Anadolu’nun benzer zaman tabakları ve kültürleriyle karşılaştırılmasıyla da bölge kültürel ve ticari etkileşimine dair ipuçlarını verir.

Ağlı Selmanlar Tümülüsü Kurtarma Kazısı
Defineciler tarafından yağma edilirken saptanan Tümülüs de Kastamonu Arkeoloji Müzesi tarafından bir kurtarma kazısı 2012 yılında gerçekleştirildi.

Tümülüste ortaya çıkarılan mezar odasının özelliği ise mezar iç duvarlarından birinde üzerindeki boyası korunur halde gelmiş bir aile sahnesinin yer aldığı rölyefin olmasıydı. Rölyefe göre ölenin bir asker olduğu anlaşıldı. Duvar resminde, ölen erkeğin kucağında miğfer, kılıç ve sağ eliyle de yerde “meduza (yılan saçlı kız)” resmi olan bir kalkanı tuttuğu görülüyor. Ölen askerin, altın taçtan dolayı bir komutan olduğu düşünülüyor. Askerin karşısında eşi bir koltukta oturmakta ve ikisi arasında bir erkek ve bir kız çocuğu oynuyorlar. Eşinin arkasında ise bir başka kadın ayakta duruyor.

Mezar odası, kurtarma kazısı tamamlandıktan sonra Arkeoloji Müzesi’ne nakil edilmiş ve koruma altına alınmıştır.

2017 Your Company. All Rights Reserved. Designed By Mustafa Topluoğlu

       Şahmeran Konak Butik Otel
Adres    : İsmailbey Mahallesi Mağara Sk. No:2 37100
                Merkez/Kastamonu
Telefon : +90 366 212 16 00
                +90 554 151 16 00
Mail       : info@sahmerankonak.com


Search